Vejetaryen Beslenme

Vejetaryen Beslenme


Vejetaryen Beslenme

Vejetaryen beslenme sağlık durumu, çevreye ve canlılara olan duyarlılık veya bireysel nedenler ile tercih edilen bir beslenme biçimi, aslında bir yaşam şeklidir.

Bir çok türü olmakla birlikte temelde hayvansal gıdaların diyetten çıkarılmasıdır.

Vejetaryen türleri:

Bilişsel vejetaryen Vejetaren olarak adlandırılmayan ancak diyetlerinde kırmızı ete oldukça az yer veren gruptur.
Etik vejetaryen Sağlık nedenleri ile değil, dünyadaki ölüm ve zulmü azaltmak adına bu grubu seçen bireylerdir.
Fleksitaryen Esnek vejetaryenler. Vejetaryen beslenme türünü kabul etmiş ancak arada küçük kaçamaklar yaparak kırmızı ve beyaz et de yiyen kişiler için kullanılmaktadır.
Frutaryen İşlenmiş veya pişirilmiş besinlerin minimum düzeyde tüketildiği diyet türüdür. Tüketilen besinlerin %75'ini çiğ meyveler veya meyve benzeri sebzeler, tahıllar ve yağlı tohumlar oluşturur. Aynı zamanda, hasat edilirken bitkinin tümüyle koparılmadığı sebze ve meyveler tüketilmektedir.
Lakto- vejetaryen Yumurtanın tüketilmediği; ancak süt ve ürünlerinin tüketildiği vejetaryen beslenme düzenidir.
Makrobiyotik vejetaryen Tüm kırmızı et, kümes hayvanlarının etleri, yumurta ve süt ürünlerinin diyetten çıkarıldığı; fakat balığın yer aldığı diyetlerdir.
Ovovejetaryen Tüm et ve ürünleri ile süt ve ürünlerinin çıkarıldığı; fakat yumurtanın tüketildiği diyetlerdir.
Ovo-lakto vejetaryen Et ve et ürünlerinin olmadığı; fakat süt ürünleri ile yumurtanın tüketildiği diyetlerdir. En popüler vejetaryen diyet türüdür
Pesketaryen Diyette kırmızı et ve kümes hayvanlarının etlerinin olmadığı; fakat balığın yer aldığı diyetlerdir.
Ravist Bu diyette besinlerin pişirilmemesi esastır. Genellikle "pişirilmemiş vegan diyeti" olarak da anılır.
Vegan Bütün hayvansal gıdaların çıkarıldığı türdür.
Suprotarian Genellikle pirinç, filizlenmiş tahıl ve kurubaklagiller ile beslenme esastır.

Genellikle vejetaryen beslenmede karbonhidrat, omega-6 yağ asitleri, posa, karotenoidler, folat, C, E vitamini ve magnezyum gibi besin öğeleri daha fazla alınırken; beslenme, protein, omega 3 yağ asitleri, B12 vitamini, çinko, demir ve kalsiyum alımı yönünden daha zayıf olduğu için bu değerlere dikkat edip, eksikliğinin gerek takviye gerekse besinlerle tamamlanması gerekmektedir.

Vejetaryen beslenmede protein, kurubaklagiller ve soyadan karşılanmakla birlikte, eğer beslenme türü izin veriyorsa yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinden de karşılanabilir.

Hayvansal kaynaklı proteinlerin biyoyararlılığının bitkisel proteinlerden genel olarak daha yüksektir. Ancak bilinenin aksine proteinin vücutta aminoasite dönüşüp sindirilebilirliği göz önüne alındığında yapılan çalışmalarda, protein değerlerinin soya için et proteinine benzer olduğu görülmüştür.

Vejetaryen diyetler omega-6'dan zengin iken, omega-3 yönünden fakir olabilmektedirler. Türüne göre değişmekle birlikte besin desteği dönem dönem alınabilir. Buna ek olarak keten tohumu, ceviz, kanola yağı, çiya tohumu ve soya gibi omega 3 kaynaklarını beslendirmelerinde bulundurmalıdırlar. Ülkemizde EPA ve DHA ile zenginleştirilmiş ürünler bulunmadığından diyette bu kaynakların yer almasının sağlanması ayrıca önemlidir.

Vejetaryen bireylerin dolaşımdaki B 12 vitamini düzeylerinin izlenmesi önemlidir. Çünkü B12 vitaminin yetersizliğinin devam etmesi megaloblastik anemi ile sonuçlanarak merkezi sinir sistemi demiyelinizasyonu görülmesine yol açabilir. Bu nedenle bilinçli kullanım ile besin desteği almak önemlidir.

Vejetaryen diyetlerdeki yüksek fitik asit konsantrasyonları nedeniyle çinkonun biyoyararlılığı düşük- tür. Bu nedenle diyetlerde çinko kaynakları; soya ürünleri, kurubaklagiller, tahıllar, peynir ve yağlı tohumlara yer vermek önemlidir.

Vejetaryenlerde görülen demir yetersizliği anemisi oranının vejetaryen olmayanlara benzer oldugu gösterilmiştir. Bu durumun düşük düzeylerde demir alımına adaptasyonun sağlanarak demir atımının azalması ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Böylece bu bireylerin demir alımlarından çok demirin biyoyararlılığı üzerinde durulması gereken konu olmuştur.

Ülkemizde kalsiyumdan zenginleştirilmiş ürünlerin bazı tahıl ürünleri hariç çeşitliliği oldukça azdır. Ispanak, pazı gibi bazı yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi oksalat içerikleri nedeniyle kalsiyum emiliminin düşmesine neden olmaktadır. Düzenli kontroller sırasında kalsiyum seviyeleri izlenip desteği yapılabilir.

Bitkisel kaynaklı demirin emilimi diyette bulunan fitatlar, tanenler, kalsiyum, çay, kahve, bitkisel çaylar ve kakao gibi içecek ve besinlerde bulunan polifenollerden olumsuz yönde etkilenir. Meyve ve sebzelerde bulunan C vitamini ve diğer organik asitler ise non-hem demirin emilimini artırıp fitatların emilimi engelleyici etkinliğini olmaktadır. Kişiye özel hazırlanan diyette hem bu püf noktalara dikkat edip, hem de kan seviyelerini izleyerek hekimden destek alıyoruz.

İletişime Geçin

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin aydınlatma metnini buradan okuyabilirsiniz.

Kişiselleştirilmiş ve tercihlerime uygun pazarlama faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ile buna yönelik olarak fırsat ve duyurulardan haberdar olmak için e-posta, sms, telefon araması ve sosyal medya bildirimleri yolu ile tarafımla iletişim kurulmasına açık rıza onayı veriyorum